AKKUYU NGS 163 Yakıt|Rosatom Bağımlılığı Bitmedi mi?

· BIST

Borsa ve Enerji Piyasalarında Günün Akışı

Bugün Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi 13.923 puana yükseldi — yüzde 1,38'lik artışla güne başladı. Bankacılık hisseleri öncülük etti; ancak günün asıl ağırlığı Türkiye'nin enerji gündemine düştü. Mersin'deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin 1'inci güç ünitesine, 5 gün süren kesintisiz bir operasyonla 163 adet temsili yakıt demeti yüklendi. Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, yıl sonuna kadar ilk elektrik üretiminin gerçekleşeceğini duyurdu. Bu açıklama, Türkiye'nin enerji ithalatında yıllardır taşıdığı yükü kısmi olarak düşüreceği beklentisini fiyatlayan piyasalar için somut bir mileston oldu.

Aynı saatlerde Goldman Sachs, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimlerini 2027'ye ertelediğini açıkladı. Bu revizyon, daha önce Aralık 2026 ve Mart 2027 olarak fiyatlanan iki çeyrek puanlık kesinti beklentisini Haziran ve Aralık 2027'ye taşıdı. Güçlü ABD istihdam verisi bu kararın tetikleyicisi oldu. Morgan Stanley ve Bank of America ise TCMB'nin 11 Haziran Perşembe toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tutacağını öngördü. Goldman Sachs'ın Fed revizyonu tek başına Türkiye'nin dış borçlanma maliyetine baskı yapabilecek bir değişken; ama Akkuyu haberi piyasanın dikkatini o baskıdan uzaklaştırdı.

Temsili Yakıt ile Gerçek Bağımsızlık Arasındaki Mesafe

Bugün reaktöre yüklenen 163 demet nükleer malzeme içermiyor. Bunlar, hidrolik testler ve yakıt yükleme makinesinin kalibrasyon denemeleri için tasarlanmış, gerçek yakıtla aynı ağırlık ve boyuta sahip özel parçalar. Yani bugünün operasyonu bir enerji üretimi değil, fiziksel devreye alma aşamasına giriş için son hazırlık adımı. Gerçek nükleer yakıt ve bunun üretildiği Rosatom tesisi ise tamamen ayrı bir süreç. Türkiye, bu aşamada Akkuyu'yu henüz elektrik üretir hale getirmedi — yıl sonu hedefi hâlâ gerçek yakıtın reaktöre girmesine ve soğuk-sıcak testlerin tamamlanmasına bağlı.

Burada piyasanın fiyatladığı örtük varsayım şu: Akkuyu devreye girerse Türkiye enerji ithalatını azaltır, enflasyondaki enerji bileşeni geriler ve TCMB dezenflasyon yolunda daha güvenli ilerler. Bu varsayım mantıklı görünüyor — ancak içinde barındırdığı bir gerilim var. Akkuyu, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa ediliyor ve işletilecek. Reaktörün yakıtı da Rosatom'un Yakıt Bölümü'ne bağlı tesiste üretilecek. Türkiye doğal gaz ithalatındaki Rus bağımlılığını nükleer yakıt bağımlılığıyla kısmen yer değiştiriyor. Piyasanın "bağımsızlık" olarak okuduğu şeyin gerçekte bir tedarikçi çeşitlendirmesi mi, yoksa farklı bir bağımlılık biçimine geçiş mi olduğu henüz netleşmedi.

Yıl Sonu Testi: Devreye Girerse Ne Değişir, Girmezse Neyi İfade Eder?

Akkuyu'nun birinci ünitesi yıl sonuna kadar elektrik üretimine başlarsa, Türkiye yaklaşık 4.800 megawatt kapasiteli ilk nükleer santralini devreye almış olur. Bu rakam, Türkiye'nin toplam kurulu güç kapasitesinin yaklaşık yüzde beşine karşılık geliyor. Morgan Stanley'in geçen hafta yaptığı uyarı bu noktada devreye giriyor: Asya'da artan sıcaklar ve Avrupa'nın kış öncesi stok ihtiyacı nedeniyle küresel LNG fiyatlarının yılın ikinci yarısında yüzde 30 yükselebileceğini öngördü. Eğer bu tahmin gerçekleşirse, Akkuyu'nun devreye alınamaması Türkiye'nin enerji ithalat faturasını beklenenden çok daha yüksek bir faturaya çevirebilir.

Türk tahvil ve hisse piyasalarının bugünkü fiyatlaması ise şu örtük senaryoyu içeriyor: Akkuyu hedefte, TCMB dezenflasyon yolunda, Goldman'ın Fed revizyonu geçici bir baş ağrısı. Bu üç varsayımın aynı anda tutması gerekiyor. Fakat Goldman'ın Fed kesintisini Haziran 2027'ye ertelemesi, Türkiye'nin dış borç çevirme maliyetini daha uzun süre yüksek tutabilir — bu durum TCMB'nin ne kadar hızlı faiz indirebileceğini kısıtlar. Akkuyu gecikirse, enerji ithalat maliyeti beklentinin üzerinde kalırsa, TCMB'nin dezenflasyon takvimi sıkışır.

Asıl test 11 Haziran Perşembe günü açıklanacak TCMB kararı değil. Asıl test yıl sonuna kadar Akkuyu'nun ilk gerçek yakıt yüklemesini tamamlayıp tamamlayamayacağı. O tarihe kadar piyasanın bugünkü fiyatlaması, henüz test edilmemiş bir varsayım üzerinde duruyor. Rosatom'un takvimde kalıp kalamayacağı ise sahada sorulması gereken sorudur.

Link copied