ASELSAN 780 Milyon Euro Çelik Kubbe|Teslimatlar 2028e Ertelendi

· BIST

Dev Sözleşme: Bugün İmza, 2028'de Gelir

ASELSAN, 16 Haziran 2026 itibarıyla SSB ile hava savunma sistemleri tedariki için 780 milyon euro tutarında sözleşme imzaladı. Ancak bu sözleşmenin yarattığı paradoks şu: imza bugün, gelir ise 2028-2032 yılları arasında.

780 milyon euro tek bir proje değil — Çelik Kubbe mimarisinin yeni katmanlarını güçlendirecek sistemlerin teslimat takvimi dört yıla yayılmış durumda. Bu yapı, sözleşmenin borsa değerine bugün tam olarak yansımasını engelleyen temel kısıttır.

Piyasanın alışkın olduğu okuma şudur: büyük savunma sözleşmesi açıklanır, hisse yükselir. Ancak bu mekanizmanın devreye girmesi için backlog'un tahsilat güvencesi taşıması gerekir. Çelik Kubbe devlet güvenceli bir program olduğundan iptal riski düşüktür; ama dört yıllık teslimat penceresi boyunca döviz kuru riski, maliyet enflasyonu ve kapsam değişikliği ihtimali ASELSAN'ın gerçek marjını bugünden hesaplamayı imkânsız kılar.

SSB Başkanı Görgün'ün aynı gün yaptığı açıklamada kullandığı "endüstriyel kapasite" ve "ikmal zaman çizelgeleri" vurgusu tesadüf değildir; teslimat zamanlaması yönetim önceliği haline gelmiştir. Peki bu sözleşme, ASELSAN'ın büyüyen backlog değerini mi gösteriyor, yoksa geliri zaten görünür olan bir taahhüdü mü resmileştiriyor?

Kritik ayrım şudur: eğer backlog zaten analistin beklentilerine dahilse, 780 milyon euro sürpriz değer yaratmaz; sadece belirsizliği ortadan kaldırır. Eğer beklentilerin üzerindeyse, gerçek bir kataliz mevcuttur. Bugün piyasada bu iki okumanın hangisinin fiyatlandığı henüz netleşmemiştir.

ABD-İran Barışı ve Savunma Harcaması: Çelik Kubbe'nin Asıl Testi

ASELSAN sözleşmesi imzalandığı gün, küresel gündemde ABD-İran mutabakat zaptı da devrededir. Bu çakışma rastlantı değil, ASELSAN yatırımcısının gerçek paradoksudur.

Genel kanı şudur: bölgesel gerilim arttıkça savunma harcamaları artar, savunma hissesi yükselir. Oysa Türkiye'nin Çelik Kubbe yatırımı bu döngüden bağımsızdır — program zaten aktif, sözleşmeler hükümet bütçesinde onaylıdır. ABD-İran barışı bölgesel gerilimi düşürse bile Türkiye'nin NATO içindeki konumlanması ve SSB'nin onaylı savunma bütçesi bu programı korur.

Ancak burada gömülü bir varsayım devreye girer: consensus "ABD-İran barışı = savunma hissesi için risk" diye okurken, Türkiye özelinde bu mantık kırılır. Çünkü ASELSAN'ın Eurosatory 2026'da Avrupa pazarına yaptığı hamle — FNSS-CSG ortaklığı, MKE'nin Macar KATICA entegrasyonu, Skydagger'ın L3Harris anlaşması — göstermektedir ki büyüme motoru artık yalnızca iç savunma bütçesi değil, Avrupalı alıcılardır. Yunanistan'ın Avrupa ülkelerini "Türkiye ile savunma sanayi anlaşması yapmayın" diye uyarması, bu ihracat baskısının ne denli ciddi algılandığını ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla "ABD-İran barışı ASELSAN'a zarar verir" okuması savunma harcamasının tek kaynağın iç jeopolitik gerilim olduğunu varsayar. Bu varsayım bugün geçerliliğini yitirmiştir.

Gerçek test 2028'dedir: ilk Çelik Kubbe teslimatları gerçekleştiğinde marj ne olacak? Bu soruyu yanıtlayacak veri henüz mevcut değildir. ASELSAN'ın önümüzdeki yarıyıl bilançosu backlog büyüklüğü ve marj trendini gösterecektir — bu bilançoya kadar 780 milyon euro sözleşmenin hisse değerine tam katkısı hesaplanamaz.

Sahibi olanlar için izlenecek değişken bugünkü sözleşme haberi değil, backlog-to-revenue dönüşüm hızıdır. Alım düşünenler için ise giriş noktasını belirleyecek olan marj görünürlüğüdür — ve bu görünürlük ancak yarıyıl bilanço açıklamasında netleşecektir. 780 milyon euro büyüklük olarak güçlüdür; ama bugün bu rakamın önümüzdeki dört yılda nasıl bir nakit akışına döneceği cevaplanmamıştır.

Link copied