BİST Satış Baskısı|ASELS %65 Rallisi Tutar mı?

· BIST

BİST'te Satış Derinleşti

Borsa İstanbul bugün pozitif açılıp negatife döndü; bu asimetri yüzeysel bir veri gibi görünse de içinde kritik bir yapısal gerilim barındırıyor. BIST 100, Mayıs ayının son iki haftasında tarihi zirvesini 15.204 puana taşımasının ardından art arda sert çekilmeler yaşadı. Küresel piyasalarda yükselen petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon endişesi ve ABD tahvil faizlerindeki tırmanma, yabancı yatırımcıların Türk lirası varlıklarına olan taleplerini sorgulatır hale getirdi. Bankacılık endeksi bu süreçte en ağır darbeyi aldı; holding endeksi de geri çekildi. Burada önemli olan soru şu: BİST'in Mayıs'ta yüzde dört prim yapmasına rağmen yabancı çıkışı neden bu denli hızlı tersine döndü? Mayıs zirvesindeki yabancı net alımları, enerji fiyatı şokuyla birlikte pozisyon baskısına dönüştü. Yüzde yüzü aşan yıllık BIST 100 getirisi, carry trade pozisyonlarındaki zararı kapatmak için kısmen realize edildi. Çekilmenin salt teknik bir kar satışı mı yoksa yapısal bir yeniden fiyatlama mı olduğu henüz netleşmedi; ancak tahvil faizlerindeki yükseliş sürdükçe bu belirsizlik çözüme kavuşmayacak.

ASELS Rallisinin Sınırı

Savunma sanayi hisseleri bu çekilmede ayrışan tek ada oldu; bu ayrışma tesadüf değil, yapısal bir nedenin ürünü. ASELS (ASELSAN), yılbaşından bu yana yüzde altmış beş artışla Borsa İstanbul'un piyasa değeri en yüksek şirketi konumunu koruyor; iki trilyon lira eşiğini aşan ilk şirket unvanını da elinde bulunduruyor. Bu hafta SSB ile imzalanan 271,5 milyon dolarlık yeni sözleşme, sipariş defterinin genişlemeye devam ettiğinin somut göstergesi. Koç Holding bünyesindeki Otokar ise Romanya'da Automecanica SA'yı 85 milyon Euro karşılığında devraldığını açıkladı; bu hamle şirketi AB topraklarında askeri araç üretebilen nadir Türk firmaları arasına kattı. Yabancı satışının BİST genelini baskıladığı ortamda savunma hisselerine yerli kurumsal alımın devreye girdiği, fiyat-hacim yapısından okunabiliyor; ancak bu akışın kaynağı, hangi fon sınıfının portföy ağırlığını artırdığı, kamuya açık veri setlerinde ayrıştırılamıyor. Asıl gerilim şuradan kaynaklanıyor: ASELS bu seviyede yalnızca sipariş defteri büyümesiyle değil, aynı zamanda savunma hisselerinin jeopolitik risk dönemlerinde "güvenli liman" olarak fiyatlandığı bir anlatıyla destekleniyor. Bu anlatı kırılırsa — örneğin Orta Doğu geriliminde belirgin bir yumuşama yaşanırsa — savunma primleri hızla eriyebilir.

TCMB Rezervi ve Carry Test

ASELS rallisinin BİST'i tutup tutamayacağını belirleyecek yapısal değişken, TCMB rezerv tablosunda saklı. Merkez Bankası'nın brüt rezervleri, bayram haftasında 160 milyar doların altına geriledi; bu düşüş, Nisan'da açıklanan 171 milyar dolarlık zirvenin ardından yaşanan yaklaşık 11 milyar dolarlık erozyon anlamına geliyor. TCMB Başkanı Karahan, faizi sabit tutma kararının arkasındaki gerekçeyi savaşın yarattığı belirsizlik ortamı olarak açıkladı; Fed'in yıl boyunca faizi değiştirmeyeceğinin fiyatlandığını, ECB'nin ise yılın ikinci yarısında faiz artırımına gidebileceğini söyledi. Bu tablo carry trade pozisyonları için çift taraflı bir baskı oluşturuyor: bir yanda yüksek Türk lirası getirisi hâlâ cazip, öte yanda rezerv kaybı ve küresel faiz belirsizliği pozisyon tutma maliyetini artırıyor. Goldman Sachs, TCMB'nin dördüncü çeyreğe kadar faizi sabit tutacağını öngörüyor; bu beklenti carry akışlarını kısmen stabilize eden bir çapa işlevi görüyor. Ancak çapanın gerçek testi, 8 Haziran'da başlayacak TOBB Nefes Kredisi sürecinde iç talep görünümünün faiz baskısıyla çelişip çelişmeyeceğinde yatıyor. Rezerv düşüşü tek bir haftayla sınırlı kalırsa carry çıkışı yüzeyde kalır; düşüş bir sonraki TCMB veri açıklamasında da sürdüyse yabancı pozisyonlaması gerçek anlamda sorgulanmaya başlar.

Link copied