BIST Bankacılık %7 Ralli|Petrol Düşer, Faiz Donmuş Kim Aldı?

· BIST

Petrol Düştü, İstanbul Uçtu

Brent petrolün varili dün 98 dolara tırmanmışken, bugün 89 doların altına geriledi. Tek günde yaklaşık 8 dolar kayıp. Türk yatırımcı için bu normalde bir rahatlama sinyali; Türkiye günlük 700 bin varil civarı ham petrol ithal eden bir ülke. Ama bugün rahatlama ötesinde bir şey oldu.

BİST 100 endeksi gün içinde yüzde 2,5 prim yaparak 14.000 puan barajını aştı. Bu seviye analistlerin aylardır direnç noktası olarak işaret ettiği eşikti. Asıl dikkat çeken boyut ise sektörel dağılım: bankacılık endeksi tek günde yüzde 7'nin üzerinde yükseldi. Holding ve sanayi hisselerinin ağırlıklı ortalamasının çok üzerinde, ayrışan bir hareket.

ABD ile İran arasında müzakerelerde olumlu sinyal geldiğine dair haberler Mehr Haber Ajansı üzerinden piyasalara yayıldı. Trump "iki hafta içinde tam zafer" mesajı verirken İsrail ordusu güvenlik kısıtlamalarını kaldırdı, Lübnan ise saldırmazlık anlaşması sinyali verdi. Brent petrolün gerilediği tablo da bu haber akışının doğrudan ürünü. Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ülke için petrol ucuzlaması cari açık baskısını azaltır, bu yüzden BIST'teki yükselişin beklenmesi mantıklı. Ancak bankacılık endeksinin yüzde 7'lik hareketi bu formülle tam açıklanmıyor.

Aynı günde TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi yayımlandı: 68 katılımcının yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,14'e yükseldi. Bir önceki ankette yüzde 28,94'tü. Goldman Sachs ve JPMorgan ise aynı gün ortak bir değerlendirme yayımladı: TCMB'nin kısa vadede faiz artırmasının bariyeri artık çok yüksek. Bu iki veri bir arada okunduğunda — enflasyon beklentisi yükseliyor, politika faizi değişmiyor — bankacılık sektörünün yüzde 7 rally yapması beklenen bir davranış değil.

Bankacılık Rallisi Hangi Pozisyonu Dağıtıyor?

THYAO ve büyük bankacılık hisselerinin aynı seansda ayrışması bu soruyu netleştiriyor. Bankacılık endeksindeki hareketin ilk saatlerinde yabancı kurumsal akışlarının öne geçtiği gözlemlendi; yerel perakende yatırımcının ise öğleden sonra işlem hacmini artırdığı görüldü. Bu sıralama önemli: yabancı kurumsal önce aldı, yerel perakende izledi.

JPMorgan'ın raporunda dikkat çeken bir ayrıntı var. TCMB'nin Batı Asya çatışmaları başladığında politika faizine dokunmadığı, bunun yerine haftalık repo faizi (yüzde 37) yerine gecelik borç verme faizini (yüzde 40) dominant araç olarak kullandığı hatırlatıldı. Bu örtülü sıkılaştırma, bankaların fonlama maliyetini artırmaya devam ediyor. Fonlama maliyeti yükselirken bankacılık hissesinin yüzde 7 rally yapması iki zıt sinyali aynı anda fiyatlıyor demek.

Burada iki ayrı okuma çarpışıyor. Yabancı kurumsal için çerçeve şu: jeopolitik risk priminin azalması — İran savaş riskinin gerilemesi — Türkiye gibi yüksek beta piyasalardaki risk primini düşürür ve bu bankacılık hissesi üzerinde değerleme açısından olumlu yansır. Yerli perakende için çerçeve daha farklı: petrol ucuzlaması = enflasyon baskısı azalır = TCMB faiz indirebilir = banka net faiz marjı iyileşir. Her iki çerçeve de aynı hisselere alım yapıyor ama altında yatan öncül tamamen farklı: biri risk primi hareketi, diğeri iç para politikası beklentisi. Enflasyon anketinin yüzde 29,14'te kalması, "TCMB faiz indirecek" okumasının veri desteğini şimdiden zayıflatan bir sinyal.

Trive Yatırım uzmanları bankacılık endeksindeki sıkışmanın bugün şiddetli şekilde yukarı kırıldığına dikkat çekerken Goldman Sachs, faiz artışı için "çok ciddi dolarizasyon baskısı" koşulunu ön şart olarak koydu. Bu şart gerçekleşmiyorsa politika faizi sabit kalır. Sabit faiz ortamında bankacılık hissesinin yüzde 7 hareketi, risk primindenmi geliyor yoksa politika değişikliği beklentisinden mi — bu ayrışma sonraki seanslarda fiyatlamayı belirleyecek.

Hangi Okuma Doğrulanacak?

Ata Yatırım analistlerine göre BİST 100'ün 50 günlük hareketli ortalaması olan 13.902 puan kritik eşik. Bu seviyenin üzerinde kalıcı kapanış gerçekleşirse endeks için 14.212 ve ardından 14.532 seviyeleri açılıyor. Olası geri çekilmede ise 13.600 ilk destek noktası olarak izlenecek. Yüzde 7 ralli yapan bankacılık endeksi şu an bu eşiğin oldukça üzerinde.

Ama doğrulama sorusu burada başlıyor. ABD-İran anlaşması netleşirse — resmi onay gelirse — jeopolitik risk priminin düşmesi kalıcı olur ve yabancı kurumsal pozisyonlamayı sürdürür. Bu senaryo bankacılık endeksini desteklemeye devam eder. Öte yandan anlaşma belirsizliği sürerse — geçmişteki açıklamaların bazılarında olduğu gibi İran'dan çelişkili mesajlar gelirse — bugünkü hareketin bir kısmı geri alınabilir.

İkinci değişken, yerli perakende yatırımcının dayandığı öncülle ilgili. TCMB anket beklentisi yüzde 29,14 — resmi yıl sonu hedefinin 8 puanın üzerinde. Goldman Sachs ve JPMorgan ise önümüzdeki dönemde faiz artışı değil, örtülü sıkılaşmanın süreceği görüşünde. Eğer Haziran ve Temmuz ayı enflasyon gerçekleşmeleri yüzde 3'ün üzerinde gelirse — ya da anket beklentileri yüzde 30'a yaklaşırsa — TCMB üzerindeki baskı artacak ve "faiz indirir" okuması zemin kaybedecek.

Bu tablo içinde bankacılık endeksindeki yüzde 7 hareketin iki farklı para akışının aynı anda aynı hisselere girmesinden beslendiği görülüyor. Yabancı kurumsal için doğrulama değişkeni İran müzakerelerinin resmi kanallardan teyit edilmesi; yerli perakende için ise Temmuz ayı TÜFE açıklaması. Bu iki değişken birbiriyle ilişkisiz — hangisinin önce yanıt ürettiği, kimin önce çıkış yapacağını belirleyecek. Bankacılık endeksinde yüzde 7 ayrışmayı kalıcı kılan hangi akış olduğu, ancak enflasyon verisi ve anlaşma teyidi birlikte değerlendirildiğinde görünür hale gelecek.

Link copied