BYD 500M Vergi Avantajı|Manisa Fabrikası Çivi Yok

· BIST

Türkiye Otomotiv Pazarı: Çini Davet Eden Teşvikler

Temmuz 2024'te Manisa'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı törenle imzalandı; BYD, 1 milyar dolarlık fabrika ve 5 bin istihdam karşılığında Çin menşeli araçlara uygulanan yüzde 40'lık ek gümrük vergisinden muaf tutuldu. O günden bu yana sahaya tek bir çivi çakılmadı. Ancak BYD, Türkiye'de 60 binin üzerinde araç sattı; araç başına 7.500 ila 11 bin dolar arasında hesaplanan vergi avantajı, toplam 500 milyon dolara yakın devlet kaynağına denk geliyor.

Bugün BYD Başkan Yardımcısı Stella Li, Reuters'a verdiği röportajda önceliğin artık Macaristan olduğunu açıkça ifade etti. Türkiye'de üretime başlamak için belirli bir takvim bulunmadığını söyledi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yatırım anlaşmasının geçerliliğini koruduğunu ve yatırım tamamlanmazsa teşviklerin geri alınacağını bildirdi. Fakat bu noktada kritik bir ayrım var: teşviklerin askıya alınması ile vergi muafiyeti üzerinden kullanılan 500 milyon dolarlık avantajın fiilen geri tahsil edilmesi arasında hukuki mesafe son derece uzun.

Borsa İstanbul'da FROTO (Ford Otosan) ve TOASO (Tofaş) bugün yatay seyrederken, yerli otomotiv yan sanayii hisseleri de belirgin bir hareket sergilemedi. Piyasa, BYD'nin çekilmesini Türkiye otomotiv tedarik zincirine yönelik bir sermaye akışı sorusu olarak henüz fiyatlamadı.

Fabrika Vaadi Gümrük Kalkanı Olarak Kullanıldı

BYD'nin gerçekten bir fabrika kurmaya niyetlenip niyetlenmediğini sorgulayan çerçeve yanlış soruyu soruyor. Asıl mesele şu: Çinli otomobillere uygulanan yüzde 40'lık ek gümrük vergisi, AB standartlarını aşmak için değil, Türk rakiplerinin rekabet gücünü korumak amacıyla tasarlanmıştı. BYD, fabrika yatırım taahhüdü sunarak bu duvarı tek bir imzayla aştı. Rakip markaların aynı tarife duvarının gerisinde satış yapmaya devam ettiği 2,5 yılda BYD pazar payının zirvesine ulaştı; 2025'te yıllık 45 bini aşkın araç satışıyla rekor kırdı.

Sanayi Bakanlığı'nın karar metninin dayandığı örtük öncül şu: "Şirket yatırım taahhüdünü yerine getireceği için teşvik sistemi çalışıyor." Bu öncülün geçerliliği, BYD Başkan Yardımcısı'nın Londra'daki röportajıyla fiilen çürütüldü. Macaristan önceliği açık bir biçimde dile getirildiğinde, Türkiye yatırımı için somut takvim verilemediğinde, "taahhüt devam ediyor" iddiasının kaldıraçları zayıflar.

Hukuk kaynakları, Yatırım Teşvik Belgesi'nin iptal edilmesi hâlinde geriye dönük vergi rücusu mekanizmasının teoride işleyebileceğini söylüyor. Ancak BYD gibi küresel bir oyuncu uluslararası tahkim yolunu seçerse, tahsilat yıllar alabilir. Vergi Usul Kanunu gecikme zammı ve ceza mekanizmalarını içerse de pratik tahsilat süreci tartışmalıdır. Bu belirsizlik — devletin teminatı kullanıp kullanmayacağı ve ne zaman kullanacağı — Türkiye'nin yatırım çekme güvenilirliği üzerinde somut bir gölge düşürüyor.

Fitch Ratings bu sabah Türkiye'nin kredi notu görünümünü "pozitif"ten "durağan"a indirdi. Banka, 50 milyar doların üzerinde rezerv satışını gerekçe olarak öne sürdü. Jeopolitik riski ve dış yatırım güvenilirliğini aynı çerçevede değerlendirdiğinde, BYD vakası tek bir şirketin kararı olmaktan çıkıyor; Türkiye'nin yabancı sermayeyi tutma kapasitesine yönelik bir sinyal hâline geliyor.

Sıradaki Test: Devlet Teminatları ve Çin EV'lerin Fiyatı

BYD'nin Manisa kararının Türkiye otomotiv piyasasına yansımasını belirleyecek olan değişken, mahkeme salonunda değil Sanayi Bakanlığı'nın önümüzdeki birkaç hafta içinde atacağı adımda şekillenecektir. Bakanlık, yatırım anlaşmasını aktif olarak uygulamaya başlarsa — teşvik belgesini iptal edip geriye dönük vergi tahsilatını başlatırsa — BYD, Türkiye'deki araç fiyatlarını yüzde 25 ila 30 arasında artırmak durumunda kalacaktır. Bu da BYD'nin Türkiye pazar payının önemli bir bölümünü hızla eritecek demektir.

2009 yılında Türkiye'ye giren ve teşvik almadan operasyon sürdüren Renault ile Fiat hatırlatıcı bir geçmiş örneği sunuyor. O dönemde gümrük uygulamalarındaki asimetri, yerleşik üreticilerin pazar payını yıllar içinde aşındırmıştı. Şimdi süreç tersine işliyor; ancak teşvik geri alımının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusu hâlâ yanıtsız.

Öte yandan Chery'nin Samsun yatırımı da aynı belirsizliği taşıyor. BYD vakası nasıl çözüme kavuşursa Chery davası da büyük olasılıkla paralel seyredecek. Bu iki dosyanın birlikte yarattığı tablo, Türk otomotiv tedarik zincirinin gelecekteki yabancı yatırım akışına dair pozisyonunu yeniden gözden geçirmesini gerektiriyor.

FROTO ve TOASO için izlenmesi gereken seviye şu: BYD araç fiyatlarının yüzde 20'nin üzerinde artması, yerli üreticilerin rekabet baskısını azaltır ve mevcut satış marjlarını destekler. Ancak bu senaryo devletin teşvik geri alım mekanizmasını etkin biçimde işletmesini şart koşuyor. BYD'nin uluslararası tahkim yolunu seçmesi hâlinde ise Türkiye piyasasındaki fiyat düzeyleri en az 18-24 ay daha belirsiz kalacaktır.

Sonuç olarak HALKB (Halkbank) bugün yüzde 3,93 yükselirken piyasa dikkatini bankacılık sektörüne yöneltti. BYD'nin yarattığı risk ise hâlâ fiyatlanmamış bir değişken olarak bekliyor. Yatırım teşviklerinin aktif olarak uygulanıp uygulanmadığı — BYD'nin ödemesi gereken vergi 500 milyon doları bulacak mı? — bu sorunun yanıtı, Türkiye'ye FDI çekmek için verilen devlet garantilerinin ne kadar güçlü olduğunu da ortaya koyacaktır.

Link copied