THYnin Saklı Yakıt Faturası|Brent %3 Fırladı, Rekor Gölgede

· BIST

Büyüme haberleri ile Hürmüz şokunun çarpışması

Türk Hava Yolları, Farnborough Havacılık Fuarı'nda aynı gün iki büyük anlaşmaya imza attı: CAE ile beş tam uçuş simülatörü sözleşmesi ve Çinli CALC ile yedi adet A321neo kiralama anlaşması. Aynı pazar günü kardeş marka AJet, 101 bin 545 yolcuyla şirket tarihinin günlük yolcu rekorunu kırdı. Ama bu büyüme tablosu ekrana Hürmüz Boğazı'nda iki petrol tankerinin vurulduğu haberiyle birlikte düştü.

Brent petrol vadeli kontratları yüzde 3,05 birden yükselerek varil başına 90,79 dolara çıktı; bu, 11 Haziran'dan bu yana görülen en yüksek seviye oldu. ABD ham petrolü de yüzde 2,65 artışla 84,68 dolara ulaştı. İki gösterge de bir haftada yüzde 15'i aşan sıçrama kaydetmiş durumda.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'a düzenlenen saldırıların dokuzuncu geceye ulaştığını doğruladı; İran ise Hürmüz Boğazı'ndaki seyir kurallarını ihlal ettiğini öne sürdüğü tankerleri hedef aldığını duyurdu. Sorunun cevabı THY'nin büyüme hızında değil, o büyümeyi besleyen yakıtın fiyatında aranmalı — çünkü Hürmüz'den her gün 20 milyon varil petrol geçiyor ve alternatif boru hatlarının toplam kapasitesi bunun altıda birini bile karşılamıyor.

Brent düştü ama yakıt maliyeti düşmedi

Saatler sonra tablo değişti. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ile görüşmelerin yeniden yürütülebileceğini açıkladı ve Brent, gün içinde gördüğü 91,42 dolarlık zirveden 87,96 dolara geriledi. Piyasa bu geri çekilmeyi krizin gevşediği sinyali olarak fiyatladı.

Ancak bu rahatlama havayolu maliyetleri için aynı hızda geçerli değil. Rafineri tarafındaki üretim ikinci çeyrekte günlük yaklaşık 5 milyon varil azaldı ve bu darboğaz, ham petrolden bağımsız bir fiyatlama yarattı. ABD'de motorin marjı varil başına 91 doları aşarak rekor kırdı, benzin marjı ise 2022 enerji krizinden bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaştı.

Hürmüz Boğazı'ndan geçen benzin, motorin ve uçak yakıtı sevkiyatı savaş öncesi seviyenin dörtte birine kadar düşmüş durumda; boğazdaki gemi geçişi abluka yeniden başladığı ilk gün 13'ten 7'ye indi. Bu, sadece fiyat değil fiziksel tedarikin de sıkıştığını gösteriyor — ve bu sıkışma tam olarak THY'nin yakıt faturasını belirleyen kalemi oluşturuyor.

Piyasanın bugüne kadar dayandığı örtük varsayım, Brent'in yönünün doğrudan akaryakıt maliyetine yansıyacağıydı; oysa rafineri kapasitesi savaş boyunca kalıcı biçimde küçüldüğü için bu bağ zayıfladı — Brent geri çekilse de uçak yakıtı maliyeti aynı hızla gerilemeyebilir.

İzlenecek tek gösterge: boğazdaki gemi sayısı

Barclays analisti Amarpreet Singh, yeniden uygulanan karşılıklı deniz ablukaları altında bölgeden yapılacak petrol ihracatının sürdürülebilir seviyesinin önümüzdeki günlerde netleşeceğini belirtti. Bu da THY için asıl karar anının Brent'in kendisinde değil, boğazdaki fiziksel geçişte olduğunu doğruluyor.

Pay sahibi için okunacak tek değişken, Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük tanker sayısı. LSEG verilerine göre bu sayı bir önceki gün sekizken pazar günü dörde indi; geçiş verisi yeniden sekize doğru toparlanır ve Brent 90 doların altına kalıcı olarak inerse, bugünkü büyüme anlaşmaları gerçek bir fırsat kurulumuna dönüşür. Geçiş sayısı dört ve altında sıkışıp kalır ve rafineri marjları yüksek seyrini sürdürürse, aynı büyüme hikâyesi bir maliyet tuzağına dönüşür.

Bugünkü tabloda net bir yön iddiası kurulamaz; kanıtlar hem büyüme hem maliyet riskini aynı ağırlıkla taşıyor. Bu nedenle sonuç bir tahmin değil, bir gözlem noktasıdır: THY'yi izleyen bir yatırımcının bir sonraki çeyrek raporundan önce bakması gereken gösterge, Brent'in başlık rakamı değil, Hürmüz Boğazı'ndaki günlük tanker geçiş sayısıdır.

Link copied